Bir “Türkiye partisi“ olarak “yepyeni CHP“

05.04.2024 Oksijen

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 18 Ağustos 2023’te Habertürk canlı yayınında “CHP'nin kendi başına seçime girip kazanması mümkün mü ya?” diye sormuş, örnek olarak da yaklaşan yerel seçimleri göstermişti. Herhalde çoğumuz “adam haklı“ diye düşündük ve 31 Mart gecesi hep birlikte yanıldık.
Neden yanıldığımız çok açık: CHP 1990’lı yıllardan itibaren yüzde 25 oy oranına ve çoğu batıda bazı seçim bölgelerine mahkum bir parti görünümündeydi. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “AK Parti tüm Türkiye’den oy alan yegane partisidir“ önermesini çürütemiyordu. Ama 31 Mart’ta kimilerinin “dip dalga“, kimilerinin “tsunami“ dediği olay yaşandı ve Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu yönetimindeki “yepyeni CHP“ (Kılıçdaroğlu “yeni CHP“ lafını kullanıp tükettiği için “yepyeni CHP“ diyorum) iki tarihi ilke imza attı.

Birinci parti olarak CHP
Bunların ilki ve tartışmasız en önemlisi 2002’den beri girdiği her seçimden birinci parti olarak çıkan AK Parti’nin ilk kez CHP’ye geçilmiş olmasıdır: CHP % 37.77, AK Parti % 35.49. Erdoğan Haziran 2015 genel ve 2019 yerel seçimlerinde de hüsrana uğramıştı ama yine de ikinci sıradaki CHP’ye bariz fark atmıştı: İlkinde 16, ikincisinde 14 puan.
Erdoğan’ın 31 Mart gecesi en çok bu durumdan rahatsız olduğuna eminim. Çünkü Erdoğan Türkiye’de seçmenin üçte ikisinin “sağ“ ve/veya “milliyetçi/muhafazakâr“ olduğu önermesinden hareketle, ne zaman başı sıkışsa “CeHaPe zihniyet“ deyip, hele bir de yanına “terörizm“, “beka“ gibi kavramları ekleyince bir nebze nefes alabilmişti. Artık böyle bir şansı kaldığını söylemek zorlaştı. Kuşkusuz buradan geri dönüşü mümkün olabilir fakat Türkiye’de genellikle etkin olan bir başka önermeyi de unutmamak lazım: Bizde özellikle fazla ideolojik olmayan seçmen güçlü olana, önde gidene meyleder. CHP’nin yüzde 25’i aşmakta zorlanmasının en önde gelen gerekçesi de buna mahkum olduğu algısıydı.
Şimdi bir şekilde bu algı yerle bir oldu. Özel/İmamoğlu liderliğindeki “yepyeni CHP“ birinci parti olarak bir tür devrim yaptı ve psikolojik üstünlüğü tamamen ele geçirdi. Bundan böyle sadece önüne bakarak ve seçmene, özellikle de kendisine oy vermemiş seçmene seslenerek oylarını artırması kuvvetle muhtemel.
Buna karşılık Erdoğan daha reaksiyoner olmak, CHP ile uğraşmak zorunda kalacak ve seçmeni ihmal etmeye devam edecek gibi gözüküyor. Bu da iki parti arasında rollerin tamamen değiştiği anlamına gelecek ve CHP’nin işine yarayacaktır. 

Bölge bölge çarpıcı gelişmeler
CHP’nin imza attığı ikinci “ilk“ tüm Türkiye’den oy alması, yani bir “Türkiye partisi“ olmasıdır. 31 Mart haritası bu noktada bize çok şey söylüyor. Sırayla gidecek olursak:

1)  Batı tamamen CHP’nin kontrolüne geçti: CHP’nin ülkenin basında güçlü olduğunu zaten biliyorduk ama bu kadarını da herhalde bekleyen pek yoktu: CHP Trakya, Marmara, Ege ve Akdeniz’de sadece iki il belediyesi kaybetti: Hatay ve Kırklareli. Bu iki ilde de eski adaylarda ısrar etmenin yanlış olduğunu CHP yöneticileri de kabul ediyor. Bunların dışında Kocaeli, Sakarya ve Düzce’yi AKP’den alamayan CHP’nin büyükşehir olarak Balıkesir, Bursa ve Denizli’yi AKP, Manisa’yı MHP’den almış olduğunu altını çizmek lazım. Bunlara Uşak, Afyon ve Kütahya il belediyelerini de ekleyebiliriz. 

2)  Karadeniz’de beş yeni belediye: 2019’da Karadeniz’de sadece Artvin ve Sinop’u kazanmış olan CHP bu sefer Zonguldak, Bartın, Amasya, Giresun ve Kastamonu’yu kazandı. Bu belediyelerin Giresun hariç tümünü MHP’den almış olması ayrıca ilginç. Bir Karadenizli olarak Pazar, Ardeşen, Ortahisar, Bulancak, Espiye, Görele, Gerze, Kurucaşile, Kozlu, Murgul, Yusufeli, Turhal gibi ilçelerin de CHP’ye geçtiğini yazmasam rahat edemem.

3)  İç ve Doğu Anadolu’da kısmi silkinme: CHP’nin 31 Mart’ta en az etkili olduğu yer Türk sağının anayurdu olan İç, Orta ve Doğu Anadolu oldu. Bununla birlikte Ankara ve Eskişehir’deki farklı zaferler, Ardahan ve Kırşehir’in korunması CHP’ye moral verdi. Ama en büyük sürprizler hiç kuşkusuz Kırıkkale ve Adıyaman’da yaşandı.

4)  Kürtlerle aracısız ilişki: 31 Mart haritasına baktığımızda Güneydoğu’da CHP’yi göremiyoruz. Fakat bölgede yaşayan kadar, belki de daha fazla Kürt seçmenin ülkenin batısında yaşadığı düşünüldüğünde “yepyeni CHP“nin Kürtlerle doğrudan ilişki kurabildiğini görüyoruz. İstanbul, Denizli, Adana, İzmir, Aydın, Antalya, Bursa gibi büyükşehirlerde DEM Parti adaylarının partilerinin seçmenlerinin önemli bir bölümünün oylarını alamaması bunun kanıtı. Batı’daki Kürt seçmenin önemli bir bölümünün CHP adaylarına yönelmesini sadece “stratejik oy“ kullanmayla açıklamanın yeterli olmadığını, bu seçmenin partilerinden daha hızlı bir şekilde “Türkiyelileştiklerini“ ve bunu yaparken CHP’nin “Türkiye partisi“ olmasına da ciddi olarak katkıda bulunduklarını düşünüyorum.

“Yepyeni CHP“ aynı zamanda “İstanbul partisi“ oldu
1993’te yapılan ara seçimlerde İstanbul’da Kağıthane, Güngören, Esenler, Bağcılar, Bahçelievler gibi ilçelerde RP kazanmıştı. O sırada serbest gazetecilik yapıyordum. Milliyet Gazetesi’ne RP’li belediyelerle ilgili bir yazı dizisi yapmayı önerdim, kabul ettiler. Fakat telifimi ödemelerine rağmen diziyi yayınlamadılar.
Daha sonra Milliyet’te kadrolu olarak çalışmaya başladım. Ufukta 27 Mart 1994 yerel seçimleri vardı. Kimseyi Refah Partisi’nin özellikle İstanbul’da patlama yapabileceğine ikna edemiyordum. En çok da Beyoğlu konusunda emindim. Nusret Bayraktar RP tarafından aday olarak ilan edilince kendisiyle ilk röportajı galiba ben yaptım. Fakat gazetedekiler gülüp geçti, onlara göre sinema oyuncusu Halil Ergün “kesin kazanıyor“du. Röportaj önce yayınlanmadı fakat 27 Mart gecesi atar topar ortaya çıkarılıp “Beyoğlu’nun RP’li yeni başkanı Milliyet’e konuştu“ diye birinci sayfadan verildi.
Nasıl 1994’te RP’nin Beyoğlu’nu alması tarihi öneme haizse 30 yıl sonra bu ilçenin CHP tarafından kazanılması da aynı derece “tarihi“. Olay sadece Beyoğlu ile de sınırlı değil. CHP, Üsküdar, Gaziosmanpaşa, Eyüpsultan, Bayrampaşa, Beykoz, Şile, Silivri, Çatalca gibi kentin eski ilçelerini de yıllar sonra kazandı. Bunlara Çekmeköy, Tuzla, Sancaktepe gibi 1990 sonrasında ilçe statüsü kazanmış belediyeleri de ekledi.
Beş yıl önce büyükşehiri 25 yıl sonra Erdoğan’dan alarak büyük bir zafer elde etmiş olan Kılıçdaroğlu’nun “yeni CHP“si Kadıköy, Bakırköy, Sarıyer, Şişli, Beşiktaş, Adalar gibi “elit“ ilçelerle anılırken Özel/İmamoğlu’nun “yepyeni CHP“si tüm İstanbul’un partisi haline geldi.

Bu arada AK Parti, Zeytinburnu, Fatih, Ümraniye, Kağıthane ve Pendik dışında 1992, 2008 ve 2009’da belediye olan Bağcılar, Güngören, Bahçelievler, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi, Sultanbeyli ilçelerini kazanarak İstanbul’da Erdoğan’ı rahatsız edeceği muhakkak olan daha “taşralı“ bir görünüme büründü.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
26.05.2024 Galatasaray Lisesi, Çiçek Pasajı ve tabii ki Cumartesi Anneleri
18.05.2024 Selahattin Demirtaş’tan niçin ödleri kopuyor?
15.05.2024 Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile söyleşi: “Seçimdeki başarının kalıcı olması bize bağlı”
14.05.2024 Yepyeni Türkiye’de siyâsetin geleceği üzerine notlar (5): Bir “milliyetçiler ligi” vardı, nereye kayboldu?
13.05.2024 Prof. Bahadır Erdem ile söyleşi: Neden CHP?
12.05.2024 “Sivil vesayetçiler”in panik ve telaşı
12.05.2024 Yepyeni Türkiye’de siyasetin geleceği üzerine notlar (3): YRP AK Parti’nin yerini alabilir mi?
11.05.2024 Cengiz Çandar ile söyleşi Meclis’te bir yıl: Umulanlar ve bulunanlar
10.05.2024 Haftaya Bakış (213): CHP’de adaylık tartışması - Sinan Ateş davası - Kürt sorunu
05.05.2024 Siyasette yumuşama, ama nasıl ve kimlerle?
26.05.2024 Galatasaray Lisesi, Çiçek Pasajı ve tabii ki Cumartesi Anneleri
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
11.02.2016 Hesabên herdu aliyan ên xelet şerê heyî kûrtir dike
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı