Müsavat Dervişoğlu Devlet Bahçeli'nin koluna girince kıyamet koptu

30.10.2026 medyascope.tv

30 Ekim 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar.
Aslında bugün Ankara ile Bakü arasında tırmanan krizi konuşmayı düşünüyordum. Malum bugün başlayacak olan Türk Dünyası Zirvesi'ne İlham Aliyev çok basit bir bahaneyle, sporcuların ödül töreni gerekçesiyle katılmayacağını açıkladı. Daha doğrusu onun adına bu tür açıklama yapıldı. Bu da gösteriyor ki Ankara ile Bakü arasında Azerbaycan'daki başörtüsü yasağı ile başlayan kriz tırmanıyor ve bu tırmanmayı da büyük ölçüde Bakü, Aliyev yapıyor. Bunu gün içerisinde bir şekilde ele almayı ayrıca düşünüyorum. Çünkü bu gelişecek bir olay belli ki. Ben onun yerine, onu şimdi bir kenara koyup dün Anıtkabir'de yaşanan olaya değinmek istiyorum. Malum tören sonrasında, Anıtkabir'deki 29 Ekim töreninden sonra MHP Lideri Devlet Bahçeli merdivenlerden inerken bir kolunda koruması, bir diğer kolunda da İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu vardı. Ve kıyamet koptu. Kıyameti kim kopardı? Tabii ki çözüm süreci, özellikle çözüm sürecine karşı olan milliyetçiler ve çözüm sürecine karşı olduğu için de İYİ Parti'ye daha fazla yaklaşanlar.
Son kamuoyu araştırmalarında İYİ Parti'nin oylarının birkaç puan arttığı gözüküyor. Özellikle milliyetçi bilinen partiler, milliyetçi olarak tanımlanan partiler içerisinde İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti ve tabii ki MHP. Benim gördüğüm son araştırmalarda İYİ Parti birinci sırada ve burada tabii ki çözüm süreci karşıtlığı en önemli rolü oynuyor ve çözüm sürecinin de gerçek mimarı aslında Devlet Bahçeli. Bunu Müsavat Dervişoğlu da biliyor ve söylüyor. Birçok kez, bazılarını canlı izledim ya da uzaktan baktığımızda grup toplantılarında özellikle Devlet Bahçeli'ye yönelik çok sert eleştiriler getirdiğini gördük. Ayrıca aynı zamanda birkaç miting de düzenledi İYİ Parti. Orada da benzer bir şey oldu ve aralarında çok ciddi bir mesafe var. Devlet Bahçeli'nin Müsavat Dervişoğlu'na yönelik verdiği birtakım cevaplar da var ama hiçbir zaman adını vermedi. Hep bir şekilde tarif etti ve onlara kendilerine milliyetçilik öğretemeyeceklerini söyledi.
Şimdi bu iki isim birbirlerini yıllardır tanıyan, birlikte yıllarca mücadele etmiş, 70'li yıllardan başlayan bir şeyden bahsediyoruz, Milliyetçi Hareket Partisi'nden. Daha sonra MÇP ve daha sonra tekrar MHP'nin açılmasıyla beraber yine Müsavat Dervişoğlu uzun bir süre İzmir İl Başkanlığı'nı yaptı o partinin. Gerek Türkeş zamanında gerekse Devlet Bahçeli zamanında çok aktif bir şekilde partinin kurmayları arasında yer aldı. Ülkü Ocakları kökenli Müsavat Dervişoğlu. Sonra ancak bir grup arkadaşıyla beraber, ki Meral Akşener de var, Ümit Özdağ da var, birçok kişi birlikte bir kongre nedeniyle, iptal olan kongre nedeniyle MHP'den ayrıldılar ve İYİ Parti'yi kurdular. İYİ Parti'de kurmaylar arasında yer alan Müsavat Dervişoğlu, Yavuz Ağıralioğlu, Ümit Özdağ'ın ayrılması ve nihayet Meral Akşener'in bırakmasıyla partinin başına geçti, ki en doğal olanı da oydu.
Şimdi yan yana o fotoğrafı verince kıyamet koptu ve bir tür ihanete uğradıkları duygusu hâkim oldu. İşin ilginç tarafı bir de partinin ağır toplarından Samsun Milletvekili Erhan Usta, ekonomi kurmayı olarak da bilinir kendisi. Ekonomi konusunda bayağı hakim birisidir. O, "Ben bunu kabul etmiyorum." dedi. "Bunu kabul etmiyorum." O videoyu paylaştı sosyal medyada. O videoda ne oluyor? Kolunda Müsavat Dervişoğlu ve gülerek konuşuyorlar. Ardından partiden birtakım açıklamalar geldi. Öncelikle basın sözcüsü dedi ki, "Bu karede insanlık var. Müsavat Dervişoğlu'nun yaptığı insanlıktır." Çünkü biliyoruz Devlet Bahçeli'nin sağlık durumu hep sorunlu, yaşı ilerlemiş durumda ve tek başına yürümekte zorlanabiliyor. Özellikle Anıtkabir'in merdivenlerinden inmekte kendisine birilerinin yardımcı olması gerekiyor. İşte söylediğine göre bir koluna koruma girmiş ama diğer kolu boş kalınca bunun üzerine Müsavat Dervişoğlu bir şeylik yapmış, ne derler onun adına, insanlık gereği olaya el koymuş. ‘‘Bunda yadırganacak bir şey yok’’ diyor. Bana sorarsanız bence de yok. Bunlar çok normal şeyler. Birbirleriyle kapışan siyasilerin sonradan birtakım değişik ortamlarda, hele bayramlarda ya da cenazelerde birbirleriyle selamlaşması, şakalaşması aslında çok normal, ki bunun örneklerini özellikle Devlet Bahçeli etrafında görüyoruz. Bahçeli'nin Özgür Özel'le muhabbetleri mesela sık sık aynı şekilde gündeme gelmişti.
Ama burada şöyle bir realitemiz var. Türkiye'deki kutuplaşma artık bambaşka bir hâl aldı. Kutuplaşma eskiden sağ-sol olarak giderdi, laik-antilaik diye giderdi, Alevi-Sünni diye giderdi, Türk-Kürt diye giderdi. Şimdi safların içinde de kutuplaşmalar var. Düne kadar birlikte hareket etmiş kişiler, siyasetçiler artık birbirlerine selam vermez hâle gelmişler. Yani normal şartlarda Bahçeli ve Müsavat Dervişoğlu'nun o 29 Ekim töreninin ardından Anıtkabir'den birlikte yürümeleri çok doğal bir şey, normal bir şey olarak görülmesi gerekirken böyle olmuyor. Çünkü bunu aslında her iki lider de kendileri de yarattılar ve aslında bir anlamda kendi kazdıkları kuyuya da düşüyorlar ve orada insanların kafası karışıyor. Nasıl kafası karışıyor? ‘‘Ya biz bu insanlara niye bu kadar güveniyoruz?’’ diye kafaları karışıyor.
Hatırlayın, Özgür Özel'in Kemal Kılıçdaroğlu ile cenazede el sıkışması üzerine YENİ Parti tabanından bayağı gürültü gelmişti. Benzer şekilde ilk başta Bahçeli'nin DEM Partililerin elini sıkması da sorun olarak algılanmıştı ama sonra onun bir sürecin başlangıcı olduğu gözüktü. Bu olay böyle devam edecek ve sonuçta süreç işi ki şu anda donmuş durumda. Çok fazla bir gelişme olmuyor ama Bahçeli'nin buna sahip çıktığını biliyoruz. Müsavat Dervişoğlu'nun da külliyen karşı olduğunu biliyoruz ve bu fotoğraf karşımıza çıkınca, bu video, bu görüntü karşımıza çıkınca açıkçası Türkiye'de kimin nerede olduğunu anlama konusunda sıradan insanın kafası gerçekten karışıyor. Normal bir fotoğraf, normal bir insani hareket pekâlâ krize yol açabiliyor ve anladığım kadarıyla İYİ Parti bu krizle bayağı bir uğraşacak. Çünkü görüyorum bazı milletvekilleri sosyal medyada uzun uzun bunu anlatmaya çalışıyorlar, meram anlatmaya çalışıyorlar, tepkileri yatıştırmaya çalışıyorlar ama bu o kadar kolay bir şey olacağa benzemiyor.
Son olarak şunu da söyleyeyim; Devlet Bahçeli'nin Müsavat Dervişoğlu'nun başına böyle bir iş açmak istediğini de sanmıyorum. Onlar tamamen... Aslında ikisini de ayrı ayrı tanıyan bir gazeteci olarak bu görüntü beni hiç şaşırtmadı. Yani böyle bir ‘‘nasıl yaparlar?’’ veya özellikle tabii burada söylenen Müsavat Dervişoğlu'na ‘‘nasıl yapar?’’ çıkışını ben anlamlı bulmuyorum ama insanların tepkisini anlıyorum ve İYİ Parti'nin işinin gereksiz yere zorlaştığını da görüyorum. Bakalım bunun altından kalkabilecekler mi? Bir de şunu unutmamak lazım tabii ki, bu tür krizler birçok şey için bahane olabilir. Zaten aklında başka şeyler olan birileri bunu bahane ederek mesela İYİ Parti'den ayrılabilir, şu olur, bu olur. Özellikle de tabii burada İYİ Parti'nin rakibi olan partilerin de bunu büyük bir ilgiyle takip edecekleri muhakkak. Sonuçta 29 Ekim İYİ Parti için iyi sonuçlara yol açmadı, onu görüyoruz. Bakalım bu krizi yönetebilecekler mi, en az hasarla atlatabilecekler mi diyelim.
Ve bugünün ithafı... Evet, çok müthiş bir kadın oyuncu, Kathy Bates. Ben ne zamandır kendisini unutmuştum ama sonra "Matlock" çıktı karşımıza, Netflix'te. Aslında CBS dizisiymiş. Hafif bir dizi, komedimsi bir şey. Avukat ofisinde geçiyor, mahkemeler falan ama büyük bir keyifle ilk sezonunu izledim ve Kathy Bates'in ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu bir kere daha hatırladım ki birçokları için de öyledir herhalde. Benim için en önemli filmi şudur. Neydi onun adı? "Ölüm Kitabı" diye Türkçede oynadı diye hatırlıyorum. Stephen King'ten uyarlama bir film. Orada James Caan'dı yanılmıyorsam oyuncu, diğer oyuncu. Evet, James Caan. Orada ‘‘Annie Wilkes’’ diye bir kadını canlandırıyor ama kadın gerçekten kötü bir kadın. Çok müthiş bir filmdi ve müthiş bir oyunculuktu James Caan'ın ama esas olarak Kathy Bates'in. Ve sonra tabii ki, tabii ki diyorum çünkü çok başarılıydı, o sene Oscar'ı Kathy Bates aldı. Başka filmleri de, çok filmi var tabii, "Fried Green Tomatoes". Nasıl oynadığını hatırlamıyorum ama çok ilgi gördüğünü biliyorum. "Titanic"te de oynadı, birçok filmde oynadı ve son dönemde genellikle televizyon dizilerinde, Netflix dizileri, o tür şeylerde oynadı ve şu anda 78 yaşında kendisi. Ve şöyle bir özelliği var; iki kere kanser atlatmış, tedavi görmüş ve onlardan sonra kendini kanserle mücadeleye adamış, bu konuda çok ciddi sivil toplum çalışmalarına imza atmış, bağışlar yapmış birisi. Çekirdekten, tiyatrodan gelme bir oyuncu. 78 yaşında hâlâ oynuyor ve biz de hâlâ kendisini izlemeye ve sevmeye devam ediyoruz. Kathy Bates'e buradan saygılarımı iletiyorum.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
31.10.2026 Ankara-Bakü gerilimi: Ne oldu, neden oldu, neler olabilir?
30.10.2026 Müsavat Dervişoğlu Devlet Bahçeli'nin koluna girince kıyamet koptu
29.10.2026 "Fon rezaletinde millet burnundan soluyor"muş!
28.10.2026 Doç. Vahap Coşkun ile söyleşi: Çözüm süreci niçin sessizliğe gömüldü?
28.10.2026 CHP muhalif bir parti mi?
27.10.2026 Oktay Saral için üzülmeli miyiz?
26.10.2026 Lula'nın seçim zaferini Brezilya'da yaşayan siyaset bilimci Karabekir Akkoyunlu yorumluyor
26.10.2026 İstanbul Barosu seçimleri bize neler söylüyor?
25.10.2026 Basın özgürlüğü yolunda yepyeni bir başlangıç
24.10.2026 Bir yanılsama olarak "muhalif medya”
31.10.2026 Ankara-Bakü gerilimi: Ne oldu, neden oldu, neler olabilir?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı